Akciğer Kanseri

Doctor Name

Op.Dr. Galbinur Abdullayev

                                                        Akciğer kanseri nedir?

Diğer kanserlerde olduğu gibi normal hücre bölünmesi ve büyüme süreçlerinin bozulması nedeni ile aşırı ve kontrol edilmeyen hücre bölünmesi ortaya çıkar. Hücreler bir kitleye veya tümöre dönüşür. Bu tümör zamanla büyüyerek akciğer dokusuna ve çevre organlara yayılarak zarar verir.

Akciğer kanseri kimlerde görülür?

Akciğer kanseri gelişme riski bir dizi faktöre bağlıdır. En önemli risk faktörü sigaradır.

Akciğer kanseri risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara: Sigara, akciğer kanseri oluşmasına neden olan başlıca faktörüdür. Hem aktif sigara içenlerde hem de pasif olarak dumanına maruz kalanlarda bu risk artar.
  • Diğer tütün ürünleri: Puro, pipo ve çiğnenen tütün, nargile ve elektronik sigara gibi diğer tütün ürünlerinin kullanımı da akciğer kanseri riskini artırmaktadır.
  • Çevresel maruziyet: Asbest, radon, arsenik, nikel, krom ve diğer bazı kimyasal maddeler gibi çeşitli toksik maddelere veya maddelerin yoğun olduğu iş ortamlarında çalışma, akciğer kanseri riskini artırabilir.
  • Hava kirliliği: Yoğun hava kirliliği olan bölgelerde yaşamak da akciğer kanseri riskini artırabilir.
  • Aile öyküsü: Ailesinde akciğer kanseri öyküsü olan kişilerde, genetik yatkınlık nedeniyle risk artmaktadır.
  • Kişisel özellikler: Kişinin yaşlı olması, cinsiyeti (erkeklerde daha yüksek risk), kronik akciğer hastalıkları geçmişi (örneğin, KOAH) veya daha önce akciğer kanseri teşhisi almış olması da risk faktörleri arasındadır.

Akciğer kanseri her bireyde görülebilir, ancak belirli risk faktörlerine maruz kalan kişilerde daha sık görülme eğilimindedir. Bu nedenle, bu kişilerde risk faktörlerini azaltmak ve erken teşhis için düzenli tarama yapmak önemlidir.

Akciğer kanserinin görülme sıklığı nedir?

Akciğer kanseri, gerek dünyada gerekse ülkemizde kanser kaynaklı ölümlerin en yaygın nedenidir. Her yıl 1 milyondan fazla yeni akciğer kanseri vakası teşhis edilmektedir.

Akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

Akciğer kanserinin belirtileri, genellikle hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıkar. Erken aşamalarda, akciğer kanseri genellikle
semptom vermez ve çoğu zaman rastlantısal olarak bir radyolojik görüntüleme sırasında tesadüfen teşhis edilir. Ancak, hastalık ilerledikçe aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir.

  • Öksürük: İki haftadan uzun süren öksürük
  • Nefes Darlığı: Normal aktiviteler sırasında nefes alıp verme güçlüğü veya hızlı nefes alma.
  • Göğüs Ağrısı: Göğüs bölgesinde veya sırtta ağrı hissedilebilir. Bu ağrı, akciğer kanserinin tümörünün sinirler veya kemikler üzerinde baskı yapması sonucu olabilir.
  • Kan Tükürme: Öksürük sırasında kanlı balgam veya kan tükürme.
  • Ses Kısıklığı: vokal kordların hareketini sağlayan sinirlerin etkilenmesi sonucu ortaya çıkar.
  • İştahsızlık ve Kilo kaybı
  • Halsizlik ve Yorgunluk
  • Kol ve bacaklarda veya yüzde şişme: özellikle büyük tümörlerin neden olduğu büyük toplar damarlara bası sonucu ortaya çıkar.

Bu belirtiler akciğer kanseri gibi pek çok başka sağlık sorununa da işaret edebilir, bu nedenle herhangi bir belirtiye
sahipseniz vakit kaybetmeden doktorunuza danışmanız önemlidir.
Erken teşhis, tedavi seçeneklerinin etkinliğini artırmaktadır.

Akciğer kanserine nasıl tanı konulur?

Tanı hastanın tıbbi öyküsü, fizik muayene bulguları ve görüntüleme testleri gibi faktörlere dayanarak yapılır. Akciğer kanseri tanısında ilk aşamada kullanılan tetkik akciğer grafisidir. Akciğer grafisinde şüpheli bir görüntü saptandığında tomografi ve gerekirse PET-BT çekilir. Bu görüntülemeler sonucunda hala kanser şüphesi devam ediyorsa potansiyel kanser hücrelerinin
doğrudan incelenmesi için biyopsi yapılır. Biyopsi, birçok farklı yöntemler gerçekleştirilebilir:

  • İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (FNA): Bir iğne aracılığıyla tomografi veya ultrason eşliğinde tümörden hücre örnekleri alınır.
  • Bronkoskopi: Bir esnek bir tüp (bronkoskop) kullanılarak solunum yollarının içine bakılır ve anormal görüntülerden doku örnekleri alınır.
  • Cerrahi Biyopsi: Akciğer dokusunun bir kısmı veya tamamı cerrahi
  • olarak çıkarılarak incelenir.
  • Moleküler Testler: Bazı durumlarda, kanser hücrelerinin belirli gen mutasyonları veya biyobelirteçleri olup olmadığını belirlemek için moleküler testler yapılabilir. Bu, tedavi seçeneklerini belirlemek için önemli olabilir.

Akciğer kanserine tanı koyma süreci, birçok farklı branştaki uzmanın katkısıyla gerçekleşir, genellikle göğüs cerrahı, göğüs
hastalıkları uzmanı, onkolog, radyolog ve patolog gibi uzmanlar arasında işbirliği gerektirir. Tanı, her hasta için bireysel olarak yapılır ve genellikle belirli semptomlar, görüntüleme bulguları ve diğer klinik faktörler dikkate alınarak kişiselleştirilir.

Akciğer kanserinin hangi tipleri var?

Akciğer kanseri genellikle iki ana tip olarak sınıflandırılır: küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer
kanseri.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri, kanser hücrelerinin mikroskop altında küçük ve yuvarlak görünmesi nedeniyle adını almıştır. Küçük hücreli akciğer kanseri genellikle sigara içenlerde görülür, hızlı yayılan bir kanser türüdür. Tanı konulduğunda sıklıkla diğer organlara (beyin, karaciğer, kemikler) yayılım gösterdiği saptanır. Tedavi genellikle kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonunu içerir. Erken evrede saptanırsa cerrahi yapılabilir.
Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri: KHDAK, akciğer kanserinin en yaygın türüdür ve tüm akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85’ini oluşturur. Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin üç ana tipi vardır:
Adenokarsinom: Bu tip genellikle periferik akciğer dokusunda gelişir. Bu tip akciğer kanseri, mukus salgılayan hücrelerde oluşur. Akciğer adenokarsinomu çoğunlukla sigara içen kişileri etkiler. Ancak hiç sigara içmemiş kişilerde de gelişebilir. Ayrıca diğer akciğer kanseri türlerine göre daha genç yaşta ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. 

Skuamöz hücreli karsinom: Bu tip genellikle merkezi akciğer dokusunda gelişir ve sigara içenlerde daha yaygındır. 

Büyük hücreli karsinom: Farklılaşmamış karsinom olarak da adlandırılan bu kanser türü, akciğerin herhangi bir bölümünde oluşabilir. Hızla büyüyüp yayıldığı için tedavisi daha zordur.

Akciğer kanseri nasıl evrelendirilir?

Akciğer kanserinin evrelendirilmesi tümörün boyutu, çevredeki organlarla olan ilişkisi, lenf nodlarının dürümü ve uzak organlara yayılıp yayılmaması gibi faktörlerle ilişkilidir.

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin aşağıdaki evreleri vardır.

Evre I: Tümör boyut olarak küçüktür, tamamen akciğerin içindedir ve lenf nodlarına yayılım göstermemiştir.

Evre II: Kanser yayılım göstermemiştir fakat tümör Evre I’dekinden daha büyüktür. Kanser hücrelerinin bir kısmı yakındaki lenf  düğümlerine yayılmış olabilir.

Evre III: Kanser, akciğerlerdeki diğer loblar veya diğer organlara yakın büyük lenf düğümlerine yayılabilir. Bu evrede kanser, akciğer dışındaki yapıları etkileyebilir, ancak genellikle daha uzak organlara yayılmamıştır.

Evre IV: Kanser, akciğer dışındaki organlara veya dokulara yayılmıştır. Bu evrede kanser, beyin, karaciğer, kemikler veya diğer uzak organları etkileyebilir.

Akciğer kanseri nasıl tedavi edilir?

Akciğer kanseri tedavisi, kanserin türü, evresi, genel sağlık durumu ve diğer bireysel faktörlere göre belirlenir.

  • Cerrahi: Erken evre akciğer kanserinde ilk seçenek cerrahidir. Bu hastalarda tek başına cerrahinin başarı oranı %80’i bulmaktadır. Nispeten ileri evre hastalıkta ise, kemoterapi ve radyoterapi sonrası cerrahi açısından tedavi bitiminde değerlendirme yapılır.
  • Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldüren veya büyümesini durduran ilaçların kullanımını içerir. Tek başına veya cerrahi veya radyoterapi ile birlikte kullanılabilir. Kemoterapi genellikle yaygın veya ileri evre akciğer kanseri olan hastalarda kullanılır.
  • Radyoterapi: Radyoterapi, yüksek enerjili X ışınların kullanılarak yapılır ve kanser hücrelerini öldürmek veya büyümesini durdurmak hedeflenir. Radyoterapi, akciğer kanserini tedavi etmek için tek başına veya cerrahi veya kemoterapi ile birlikte kullanılabilir.
  • Hedefe Yönelik Tedavi: Bazı akciğer kanseri türleri, kanser hücrelerinin belirli proteinlere veya genlere sahip olması nedeniyle hedefe yönelik tedavilerle duyarlıdır. Bu tedavilerde kullanılan ajanlar sağlıklı hücrelere zarar vermeden belirli kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını durdurur. Hedefe yönelik tedaviler genellikle diğer tedavilerle birlikte veya diğer tedaviler başarısız olduğunda kullanılır.

İmmünoterapi: Vücudun bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan bazı ilaçların kullanılmasıdır. Bazı akciğer kanseri hastalarında immünoterapi, diğer tedavilerin yanı sıra veya diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda kullanılabilir.

Tedavi planı, hastanın durumuna ve kanserin özelliklerine bağlı olarak belirlenir. Tedavi seçeneklerini tartışmak ve en uygun tedavi planını belirlemek için bir multidisipliner yaklaşım önemlidir.

Akciğer kanserinin cerrahi tedavisi
Akciğer kanseri cerrahisinde yaygın olarak 3 ana prosedür uygulanır.

Lobektomi: Akciğerin bir büyük parçası-lobun çıkarılması ameliyatı. Tümör sadece bir lobla sınırlı ise bu ameliyat uygulanır.

Pnömonektomi: Bir akciğerin tamamının çıkarılması ameliyattır. Bu ameliyat kanser akciğerin ortasında yer aldığında, akciğerin her tarafına yayıldığında veya tümör ana bronş içerisinde yer aldığında yapılır.

Segmentektomi ve wedge rezeksiyon: Akciğerin lobunu oluşturan segmenterden birinin veya sadece tümörün çıkarılması ameliyattır. Segmentektomi genellikle erken evrede saptanan 1cm den küçük tümörlerde gerçekleştirilir. Wedge rezeksiyon ise genel durumu iyi olmayan anatomi rezeksiyonları kaldıramayacak yaşlı hastalarda kullanılabilir.

Ameliyattan önce hangi testler yapılır?
EKO ve EKG: kalp fonksiyonunu değerlendirmek için gerçekleştirilir.

Solunum Fonksiyon testi veya yürüme testi: Solunum kapasitesini değerlendirmek için kullanılır. Akciğer çıkarıldıktan sonra geriye kalan akciğer dokusunun hastaya yeterli olup olmaması ameliyattan önce kararlaştırılır.

Ameliyat nasıl yapılır?
Göğüs kafesinin yan duvarından torakotomi olarak adlandırılan insizyon yapılır. Ardından damarlar ve bronş kesilerek akciğer çıkarılır. Evrelendirme için tüm lenf nodları temizlenir. Göğüs kafesine dren konularak ameliyat sonlandırılır.

Minimal invaziv cerrahi(VATS veya Robotik cerrahi): Ameliyat bir veya iki küçük kesikten gerçekleştirilir. Postoperatif dönemde daha az ağrılı olması erken taburculuk gibi avantajları vardır.

Ameliyattan sonraki süreç…

Ameliyattan sonra taburculuk 5-10 gün içerisinde gerçekleştirilir. Hasta ameliyatınızdan sonra mümkün olan en kısa sürede hareket etmeye başlaması için teşvik edilir. Bu akciğerin erken toparlanmasına yardımcı olmaktadır. Yanı sıra mümkün olduğunca öksürük veya triflo gibi çeşitli solunum hareketleri önerilir.

Bu süreçte hangi komplikasyonlar görülebilir?

Tüm ameliyatlarda olduğu gibi akciğer ameliyatında da komplikasyon gelişme riski vardır.

Komplikasyonlar ameliyat sırasında veya ameliyattan sonraki süreçte gelişebilmektedir.

  • Kanama
  • Atelektazi-balgamın havayolunu tıkaması sonucu akciğerin havalanmasının bozulması.
  • Akciğer iltihabı-pnömoni
  • Hava kaçağı
  • Bacakta pıhtı oluşması ve onun akciğere kadar ilerlemesi-pulmoner emboli

Randevu planlayın.

Op. Dr. Galbinur Abdullayev'den randevu alın.

    Hemen Ara
    Scan the code